-
SURURİ BALLIDAĞ
Tarih: 02-04-2026 01:45:00
Güncelleme: 02-04-2026 01:45:00
Ramazan Bayramı yaklaşırken hemen her sohbetin bir yerinde aynı cümleyi duyarız: “Nerede o eski bayramlar…” Sanki geçmişte bayramlar daha güzel, daha samimi, daha bereketliymiş gibi anlatılır. O günlerin özlemi dile getirilir, bugünün bayramlarının eski tadı vermediği söylenir.
Aslında bu cümleyi biraz düşününce, içinde başka bir hakikatin saklı olduğunu fark ederiz. Belki de özlediğimiz şey bayramların kendisi değil, kendi geçmişimizdir.
Çocukluğumuzdaki bayramları hatırlayın. Arife gününün telaşı, bayram sabahının heyecanı… Yeni alınan elbiseler, başucumuza konan ayakkabılar, sabah erkenden kalkıp bayram namazına giden büyükler… Eve döndüğümüzde öpülen eller, alınan dualar ve avuçlarımızı sevindiren bayram harçlıkları… Mahallede kapı kapı dolaşıp şeker toplayan çocuklar, kalabalık sofralar, komşulara yapılan ziyaretler…
Bütün bunlar hafızamızda öyle sıcak bir yer tutar ki, yıllar geçtikçe o günler bize daha da güzel görünür.
Hepimizin belleğinde canlanan çocukluklarımızdır özlediğimiz. Ben bayramlarda bütün köyü dolaşırdım. ( Tokat Cincife -Çamağzı köyü) Topladığım şekerleri annemin bana verdiği orta büyüklükteki bir tencerede saklardım. Havaların açmasıyla birlikte başlayacak olan çobanlık günlerimiz için güzel bir azık olurdu. onun için bütün köyü bilirdim. Hiç usanmadan bıkmadan tek tek dolaşırdım evleri. Bizim zamanımızda para verilmezdi. Hep şeker toplardık. Ben köyümün bütün büyüklerini de bu yüzden tanırdım. Benim zamanımda bizim köy yaklaşık 120 haneden oluşurdu. Çok canlıyldı. Tarım ve hayvancılık çok yapılırdı. Köyümüzde ilkokul ve orta okul vardı.
Bayram aslında en büyük özelliği ziyarettir. Küçüklerin büyükleri ziyaret etmesi el öpmesidir. Bu geleneğimiz küçüklerim büyüklere olan saygısını, büyüklerinde küçüklere olan sevgisini tazeler komşuluk ilişkilerini daha da peşiktirirdi,
Unutmamak gerekir ki bugün yaşadığımız bayramlar da yarının “eski bayramları” olacaktır. Yıllar sonra bugünü hatırladığımızda belki yine aynı cümleyi kuracağız.
Bu yüzden bayramı sadece geçmişte aramak yerine, onu bugün yeniden inşa etmek gerekir. Sevdiklerimize daha fazla zaman ayırarak, büyüklerimizi ziyaret ederek, küçükleri sevindirerek…
Çünkü bayramın güzelliği zamana değil, insanın kalbine bağlıdır.
Ramazan Bayramı’nın gönülleri birleştirdiği, kırgınlıkları giderdiği ve hatıralarımıza yeni güzellikler kattığı bir bayram olması dileğiyle…
*Hayırlı Bayramlar.*
- SİYASAL İLETİŞİM STRATEJİLERİ
- TÜRKİYE'DE MUHALEFETİN ÇARESİZLİĞİ
- İLEŞİM AÇISINDAN YILBAŞI KUTLAMLARI
- BİR DEVRİM GELİR BÜTÜN CEHALETİ DEVİRİR
- GERÇEĞİ BİLEREK GÖRMEZDEN GELMEK
- SİYASETTE LİDER VE İNANDIRICILIK
- İLETİŞİMDE ORTAK DİLİ KAYBETMEK
- SİYASAL İLETİŞİMDE İNANDIRICILIK
- SAVAŞ VE MEDYA
- KURBAN BAYRAMI KURBAN OLURKEN
- “CUMHURİYETİ BİZ KURDUK ONU YAŞACAK OLAN SİZLERSİNİZ”
- DÜNYADA ÇOCUK OLMAK