seks hikayesi seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

HER BAHAR, HAYATA VERİLMİŞ YENİ BİR SÖZDÜR

Mart ayı yal­nız­ca tak­vim­de yeni bir sayfa de­ğil­dir. Do­ğa­nın nefes al­dı­ğı, in­sa­nın içini yok­la­dı­ğı bir eşik­tir.

 

Kışın uzun ve ses­siz gün­le­rin­den sonra, bir sabah fark ede­riz: Ağaç­la­rın dili de­ğiş­miş­tir. Top­ra­ğın rengi başka bir şey an­la­tır.

 

Ve insan, belki ilk kez için­den şu so­ru­yu ge­çi­rir: "Geri kalan öm­rüm­de daha kaç bahar gö­re­bi­le­ce­ğim?" Bu soru basit bir merak de­ğil­dir. Çünkü insan, far­kın­da ol­ma­dan ba­ha­rı ya­şam­la eş tutar. Kış za­ma­nın sert yü­züy­se, bahar onun af­fı­dır.

 


Ba­ha­rın can suyu yal­nız­ca kuru dal­la­rı çiçek aç­tır­maz. İnsan ru­hu­na da can­lı­lık verir. İçi­miz­de don­muş ne varsa çö­zül­me­ye baş­lar. Umut, ye­ni­den filiz verir. Ve çoğu zaman bu uya­nış bir yerde ken­di­ne yol bulur: Bir re­sim­de, bir şi­ir­de, bir şar­kı­da, ya da bir aşkta.

 

 

Sanat ta­ri­hi­ne bak­tı­ğı­mız­da bunun sa­yı­sız ör­ne­ği­ni gö­rü­rüz. Gi­usep­pe Ar­cim­bol­do'nun "Bahar" tab­lo­sun­da yüz­ler çi­çek­ler­den doğar. Sanki doğa kendi port­re­si­ni çiz­miş­tir. Re­no­ir'in "Bahar Bu­ke­ti"nde çi­çek­ler yal­nız­ca renk de­ğil­dir; ışı­ğın, ta­ze­li­ğin ve kısa ömrün şi­iri­dir. Monet'nin ilk­ba­ha­rı ise bir mev­sim değil, bir at­mos­fer­dir; ışı­ğın dal­la­rın ara­sın­dan sü­zü­lü­şü­dür. Franz von Stuck'un "Ba­ha­rın Ses­le­ri'nde ise doğa adeta gö­rün­mez bir mü­zik­le uya­nır.

 

 

Orhan Veli'nin ken­di­si­ni mah­vet­ti­ği­ni söy­le­di­ği "Bu Güzel Ha­va­lar" şi­irin­de evine ekmek ve tuz gö­tür­me­yi unut­tu­ra­cak kadar ba­ha­rın ha­ya­tın dü­ze­ni­ne ve so­rum­lu­luk­la­rı­na bile is­te­ye ye­ni­li­şi­ni an­la­tır.

 

 

Ve bir başka sö­zün­de ba­ha­rın ha­ya­ta ve aşka ne kadar açık hale gel­di­ği­ni an­la­tır.
"Ben ki her Nisan bir yaş daha genç,
her bahar, biraz daha aşı­ğım...

 

Sa­nat­çı­la­rın ortak sırrı var gi­bi­dir:
Bahar yal­nız­ca gö­rül­mez aynı za­man­da du­yu­lur­da.
Belki de bu yüz­den bahar sa­de­ce res­sam­la­rın , şa­ir­le­rin değil mü­zis­yen­le­rin de ilham kay­na­ğı­dır. Can­dan Er­çe­tin "Bahar" şar­kı­sın­da "Sen bana müjde misin, umut musun sev­gi­li?" diye so­rar­ken as­lın­da do­ğa­nın mu­ci­ze­si­ni in­sa­na taşır. Çünkü bahar çoğu zaman bir sev­gi­li gibi: ha­ber­siz, ses­siz ve bir anda gelir.

 

Ta­bi­atın en büyük ilham kay­na­ğı ol­ma­sı­nın se­be­bi de belki bu­ra­da sak­lı­dır. İnsan do­ğa­dan ayrı de­ğil­dir; onun de­va­mı­dır. Ağaç nasıl to­mur­cuk ve­ri­yor­sa, insan da umut üre­tir. Doğa nasıl ye­ni­den baş­lı­yor­sa, insan da ye­ni­den inan­mak ister.

 

Bugün dün­ya­nın ka­ran­lık ha­ber­le­ri ara­sın­da yü­rür­ken bazen bunu unu­tu­ruz. oysa bahar her yıl bize aynı şeyi fı­sıl­dar:
Hiç bir kış son­su­za kadar sür­mez.

 

Belki de sa­na­tın gö­re­vi tam ola­rak budur. Dal­lar­da açan çiçek değil, o çi­çe­ğin in­sa­na ver­di­ği ce­sa­re­ti gös­ter­mek.

 

Ve belki bu yüz­den, her bahar gel­di­ğin­de dünya biraz daha ya­şa­nır gö­rü­nür.

 

Bu yazı 3214 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum