Üsküdar’dan Güçlü Mesaj: “Zalime Karşı, Mazlumun Yanındayız”
Üsküdar’dan yükselen vicdan çağrısında konuşan Hüseyin Çakmak, “Bizim lügatimizde tarafsızlık yoktur; zulmün karşısında, mazlumun yanındayız” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanı Hüseyin Çakmak, yaptığı basın açıklamasında Gazze’de yaşanan katliama, Mescid-i Aksa üzerindeki işgale ve İslam coğrafyasını kuşatan saldırılara sert sözlerle tepki gösterdi. Çakmak, “Gazze’deki vahşet son bulana, Kudüs özgürleşene ve emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek susmayacağız” dedi.
Çakmak: “Bugün sadece açıklama değil, vicdan çağrısı yapıyoruz”
Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanı Hüseyin Çakmak, gerçekleştirdiği basın açıklamasında başta Gazze olmak üzere İslam coğrafyasında yaşanan zulümlere dikkat çekti. Çakmak, açıklamasında yalnızca siyasi bir değerlendirme yapmak için değil, mazlumların sesi olmak ve zulme karşı ortak bir vicdan çağrısı yükseltmek amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti.
Millî Görüş hareketinin tarih boyunca olduğu gibi bugün de coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı gözetmeksizin zalimin karşısında dimdik durduğunu vurgulayan Çakmak, mazlumun kimliğine bakmaksızın onun yanında olmanın insani ve vicdani bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.
“Gazze bugün insanlık onurunun son kalelerinden biridir”
Basın açıklamasında en geniş yer Gazze’de yaşanan insanlık dramına ayrıldı. Hüseyin Çakmak, aylardır dünyanın gözü önünde Gazze’de tarihin en vahşi saldırılarından birinin yaşandığını belirterek, sivillerin, çocukların ve kadınların hedef alındığı bu sürecin insanlık vicdanında derin yaralar açtığını söyledi.
Gazze’nin artık sadece bir coğrafi bölge olmadığını kaydeden Çakmak, buranın aynı zamanda direnişin, imanın ve insanlık onurunun sembolü haline geldiğini ifade etti. Çakmak, bu zulme sessiz kalan uluslararası çevrelerin de tarihin önünde sorumluluk taşıdığını belirterek, katliam sona erene ve abluka tamamen kalkana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
“Kudüs zincirliyse İslam coğrafyası esirdir”
Hüseyin Çakmak, açıklamasında Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya da özel bir başlık açtı. Mescid-i Aksa’nın işgal altında tutulmasının yalnızca Filistin halkının değil, tüm İslam âleminin ve insanlığın ortak yarası olduğunu ifade eden Çakmak, Kudüs’ün özgürlüğünün bölgesel huzur ve küresel vicdan açısından hayati önemde olduğunu söyledi.
Çakmak, Mescid-i Aksa üzerindeki baskının sadece bir işgal meselesi değil; aynı zamanda ibadet özgürlüğüne, inanç kutsiyetine ve medeniyet hafızasına yönelik bir saldırı olduğunu dile getirdi. Kudüs özgürleşmeden dünyanın gerçek anlamda huzura kavuşamayacağını belirten Çakmak, Aksa üzerindeki zincirlerin kırılmasının insanlık için de bir kurtuluş anlamı taşıdığını ifade etti.
“Sadece kınama yetmez, caydırıcı adımlar atılmalı”
Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanı Hüseyin Çakmak, İsrail’in saldırgan politikalarına karşı yalnızca kınama mesajlarıyla yetinilmesini de sert sözlerle eleştirdi. Çakmak, zulme karşı yalnızca üzüntü bildiren açıklamaların yeterli olmadığını, siyasi, ekonomik ve diplomatik anlamda daha güçlü ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin sadece söylem düzeyinde değil, tüm imkânlarıyla mazlumların yanında yer alması gerektiğini belirten Çakmak, bölgede barışın ve adaletin ancak kararlı bir duruşla savunulabileceğini kaydetti.
İran ve Lübnan vurgusu: “Bölge topyekûn ateş çemberine sürükleniyor”
Basın açıklamasında yalnızca Filistin değil, bölgedeki diğer saldırılar da gündeme taşındı. Çakmak, İran topraklarına yönelik saldırılar ile Lübnan’da sivilleri hedef alan bombardımanların, bölgeyi topyekûn bir kaos ve savaş iklimine sürükleme girişimi olduğunu söyledi.
Bu sürecin yalnızca askeri saldırılarla sınırlı olmadığını ifade eden Çakmak, emperyalist planların ekonomik ambargolar, finansal baskılar ve toplumsal kutuplaştırma üzerinden de sürdürüldüğünü dile getirdi.
“Mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz”
Hüseyin Çakmak, açıklamasında bölgedeki mezhep çatışmalarına ve etnik ayrıştırma politikalarına da dikkat çekti. Emperyalizmin sadece bombalarla değil, toplumları birbirine düşürerek ve ekonomik olarak çökertmeye çalışarak da saldırdığını ifade eden Çakmak, bu tuzaklara karşı uyanık olunması gerektiğini söyledi.
Saadet Partisi olarak safını açıkça belli ettiklerini belirten Çakmak, “Tarafsızlık” adı altında zulme sessiz kalmanın kabul edilemez olduğunu, kimden gelirse gelsin her türlü zulmün karşısında, kim olursa olsun her mazlumun yanında olduklarını vurguladı.
“Mücadelemiz artarak devam edecek”
Basın açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Hüseyin Çakmak, Gazze’deki vahşet son bulana, Mescid-i Aksa üzerindeki baskı sona erene ve emperyalizmin kirli eli bölgeden çekilene kadar mücadelelerinin devam edeceğini ifade etti.
Provokasyonlardan uzak, vakar ve sükûnet içinde ama güçlü ve net bir dille seslerini yükseltmeye devam edeceklerini söyleyen Çakmak, “Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Çakmak, Kudüs’ün özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için hakikati haykırmaya devam edeceklerini belirterek, zaferin inananların olacağını ve adalet mücadelesinin mutlaka karşılık bulacağını ifade etti.
Tarih: 30-03-2026